10.12.2009 / 12. TOPLANTI: Vergisini ödeyenin üstüne gidiliyor…

AHMET ÖZER        : Evet kravatım yok bugün. Sayın Başkanım, Sayın Meclis, Sayın Başkanımın sohbeti sürerken ben geçen ay içerisinde vefat eden dostlarımızın yakınlarına başsağlığı diliyorum. Ayrıca şehitlerimize analarına, babalarına gerçekten başsağlığı ve sabır diliyorum. Memleketimizin hali ortada hepimize sabır diliyorum. Kardeşliğimizi devam ettirelim, kardeşliğimizi sürdürelim.

 Şimdi ben Veysi Hocamdan sonra söz istedim. Sayın Başkanım ve Yönetim siz dinliyordunuz ben sizi unuttum özür dilerim. Sizi unuttuğum için. Ben Veysi hocamdan sonra söz istedim ama söz verilmedi. Herhalde zamanımız sıkışık olduğu için verilmemiştir. Sayın Başkanımız söz vermedi biraz da bozuldum tabii. Çünkü konu geçtikten sonra konsantrasyonum bozuluyor, şu anda konuyu toparlayamıyorum. Şimdi biz 330 bin kişi olduğumuzu iddia ediyoruz. Ve bizler, Meclis Üyeleri 330.000 kişiyi temsilen buradayız. Ben gurur duyuyorum burada olmaktan ve vazifemi yapmaktan. Devamını Oku 10.12.2009 / 12. TOPLANTI: Vergisini ödeyenin üstüne gidiliyor…

12.11.2009 / 11. TOPLANTI

AHMET ÖZER        :  Evet Sayın Başkanım, Sayın Başkanım çok üzücü tabii üstümdeki şeyin pankart olarak addedilmesi ama haklısınız. Katılıyorum. Ama çok üzücü. Sayın Yönetim hürmetler ediyorum. Tabii cesaret gösteremediniz biliyorum yüksek alkışlayamadınız bu da hakkınızdır. Bizler politikacı değiliz. Devamını Oku 12.11.2009 / 11. TOPLANTI

08.10.2009 / 10. TOPLANTI: Ulusal zincirler için kriz yok..

AHMET ÖZER        : Sayın Başkanım, Sayın Yönetim, Sayın Meclis; Meclisimizin hayırlara vesile olmasını tekrar temenni ediyorum. Geçmiş ayda ve geçtiğimiz günlerde hakkın rahmetine kavuşan şehitlerimize rahmet diliyorum.

Bugünkü gündemim ve konuşmam kısa olacak merak etmeyin son konuşmacıyım herhalde yine. Öncelikle geçen ay ekonomi sayfası manşeti olan iki resim üzerine yorumlar yapmak istiyorum. Devamını Oku 08.10.2009 / 10. TOPLANTI: Ulusal zincirler için kriz yok..

10.09.2009 / 9. TOPLANTI : küçük esnaf, orta ölçekli esnaf batıyor..

AHMET ÖZER                    : 19.00’da bitecekti değil mi Sayın Başkanım? 19.00’da mı bitireceğiz.

 BAŞKAN                 : Lütfen konuşmanızı 10 dakikada toparlayın efendim.

 AHMET ÖZER                    : Teşekkür ederim. Sayın Başkanım, Sayın Başkanım, Sayın Yönetim, Sayın Meclis. Öncelikle yağan rahmetin önüne set gerip sonrada afet dediğimiz şeye verdiğimiz canlara Allahtan Rahmet diliyorum. Geçmişten bugüne kadar böyle bir kayba sebep olanları huzurunuzda kınıyorum. Evet bu hafta sadece düzensiz yollar, düzensiz binalar yüzünden can kaybetmedik. Devamını Oku 10.09.2009 / 9. TOPLANTI : küçük esnaf, orta ölçekli esnaf batıyor..

13.08.2009 / 8. TOPLANTI: Yeni bir ekonomik programa ihtiyaç var

AHMET ÖZER        : Sayın Başkanım, Başkanım, Yönetim Kurulu, Sayın Meclis. Oldukça kalabalığız bugün. İnşallah toplantımız hayırlara vesile olur. Aslında konum ekonomik kriz ondan bahsedeceğim biraz. Hem ondan önce geçen ayki konuşmamda bu günde problem olan tutanaklarla ilgili dedim ki; yani biz bu işi çok iyi bilmiyoruz yeni Meclis Üyesi arkadaşlarımızda var. Bunun usulü ile ilgili bizi bilgilendirirseniz seviniriz dedim. Ya usul yok, yada ben dikkate alınmadım. O da çok önemli değil. Ama yine de bahsetmeden geçemedim. Devamını Oku 13.08.2009 / 8. TOPLANTI: Yeni bir ekonomik programa ihtiyaç var

7. TOPLANTI 09.07.2009

AHMET ÖZER        : Yok kesinlikle hiçbir şekilde isim zikretmeyeceğim. Sadece bugün gerçekten şunun için hazırlanmıştım. Tutanaklar var biliyorsunuz tutanaklar tutuluyor. Pardon özür dilerim Sayın Başkanım, Sayın Meclis, Sayın Yönetim, Meclisimiz inşallah hayırlara vesile olur. Birden çıkınca şey oldum.

 

Tutanaklar var tutanaklar gerek geleceğe, yani tarihe bu konuşmalarımızı buradaki gündemlerimizi buradaki yaptığımız şeyleri taşısın diye gerekse bir problem olursa açıp okunabilsen diye, benim düşünceme göre de burada en son ben konuşuyorum biliyorsunuz her Meclis sonunda. Burada kalmayan arkadaşlar bu tutanakları okuyarak Meclis’te ne olmuş, ne bitmiş bilsinler diye yapılıyor diye düşünüyorum. Fakat aynı şekilde geçen dönem o cümleyi, kesinlikle ben kullanmadım. Bilmiyorum, biliyorum yani okudum da “anlaşılmayan bir dil” cümlesini ben kullanmadım. İsterseniz sorabilirsiniz. Ben orada kendi dilimde bir şeyler söylemiştim. Tabii ki o da çıkartılmış, yazılmamış. Tamamen onunla alakalı bir şey, o cümleyi ben kullanmadım. Onu belirtmek isterim.

 

Şimdi tutanaklarla ilgili gerçekten Başkanım size söylüyorum herhalde sorumlu Divan. Bizim gerek Meclis’in işleyişi ile alakalı birçok yeni arkadaşımız var burada. Gerek Meclis’in işleyişi ile alakalı, gerekse tutanakların nasıl olması gerektiği ile alakalı bilgimiz yok Başkanım. Ve de buradaki gerek kürsü, gerek Meclis işleyişi artık ona ne diyoruz bilmiyorum ama ilgili bizim bilgimiz olmadığı için zaman zaman sizi zorluyor olabiliriz. Bununla ilgili, çünkü bakın demokrasi bu Meclisin ben.

AHMET ÖZER        : Bizim Meclis Tutanakları tamamen demokrasi ile alakalıdır Başkanım. Eğer Meclis Tutanaklarında bizim burada söylediklerimiz eğer tamamıyla yazılmıyor ise demokrasiden demek ki Adnan Bey şüphe duydu. Bu da alakasız bir şey. Bununla ilgili bunu size söylediğim için bekleyeceğim Başkanım. Tamam bununla ilgili

 

BAŞKAN                  : Buyurun, buyurun dinliyorum sizi kulağım sizde buyurun.

 

AHMET ÖZER        : Bununla ilgili bizi bilgilendirirseniz sanırım çok daha düzgün şeyler olacaktır. Zira burada konuştuğumuz şeylerin tutanaklarda olmaması herhalde hepimizi üzüyor. Bunu söylemek istedim teşekkür ederim.

AHMET ÖZER        : Evet hastane ile ilgili tekrar olur mu bilmiyorum ama bir süre burada yoktum kusura bakmayın. Sosyal ihtiyaçlarımdan dolayı. Özellikle mescit için size kim vesile olduysa teşekkür ediyorum efendim. Şahsınızla. Hastane ile ilgili tabiki ben iki kelime söylemek istiyorum. Bilindiği üzere tartışmayı bir miktar ben başlattım ve buralara gelmesini ne yazık ki ne yazık ki demeyeyim tabii ki görevimiz bu.

 

Şimdi şöyle bir şey var. Herkesin söylemediği yada benim duymadığım Altunizade de bu vakfın arazisi var. 60 dönüm mü? Kaç? 7 dönüm toplam kapalı alan herhalde benim bildiğim. 7 dönüm arazi. 20 mi? 17 dönüm. Altunizade’yi hepimiz biliyoruz nerede olduğunu. 17 dönümün orada ne yaptığını hepimiz bilmemiz lazım. Ve aynı şekilde hastanenin olduğu yeri İstanbul’un en güzide yerlerinden bir yerinde kaç dönüm olduğun yine ben çok bilmiyorum. Yani burada öyle büyük rant var ki. Şu anda bu Meclisten negatif karar çıkmasını bekleyen öyle akbabalar var ki. Telefon bekliyorlar şu anda. Bakın ben evet muhalefet yaptım bu işe. Birincisi; burada azınlık vardı onun için dedim ki uygun değildir. İkincisi; dedim ki; Sayın Yönetim bu işi düzgünce yapabilecekseniz Başkanım da buradaydı. Eğer ki bu işi alnımızın akıyla yapabileceksek alınız ve üstleniniz. Ki ben burada ikinci şıkkı okuduğum zaman daha önce bana diyorlardı ki böyle bir şey olamaz. İkinci şıkkı okuduğumda böyle bir şey olabilirliğini görüyorum. Eğer ki bu konuda samimi iseniz, bu yazdıklarınız doğru ise, bu işe gerçekten hükmedecekseniz bu işi alın, öbür türlü bu işi lütfen üstlenmeyin. Bu Meclis’e de yazık edersiniz, bize de yazık edersiniz. Ama diyorsanız ki bu işi gerçekten yaparız o zaman bu gerçekten bizim Meclisimizin yüzünün akı olur ve de çok da şerefli bir şey yapmış oluruz eğer ki bunu becerebilirsek teşekkür ederim, hürmetler.

AHMET ÖZER        : Biliyorum. İki dakika olması üzerine Başkanıma söz verdim. Onun için hemen inmeyi düşünüyorum kürsüden. Efendim ben bunu defalarca tekrarladım. Şu anda bana göre bütün koltuklar dolu. Çünkü burada oturmuş bir insan bana göre 10 insan değerinde. Eğer ki şunu düşünüyorum, şu anda aldığı oyların dibine kadar hakkını veriyor diye düşünüyorum bu insanlar. Sağol Abdullah Bey. Bu vesile ile de niye çok konuşmak ülkemizde tepki alır onu anlamıyorum. Ne kadar çok konuşursak o kadar iyi değil midir? 257 mi bizim mevcudumuz? Herkes buraya konuşmak için gelmiştir diye düşünüyorum. Yoksa sadece kartvizitine Meclis Üyesi yazdırmak için mi geldi Ağabey Allah rızası için. Bana kızıyorlar.

AHMET ÖZER        : Bu şu anda en büyük sorumumuz. İniyorum hemen 4. 000 Dolar mı hesap yapmış oturmuş hemen ya lütfen ya. Ben diyorum ki ayda iki gün yapılmalı bu Meclis ki insanlar konuşup sektörlerinin sorunlarını, kendi sorunlarını burada anlatabilsinler, siz bana hala diyorsunuz ki az konuşun az konuşmayacağım arkadaş. Buraya seçildim geldim az konuşmayacağım. Teşekkür ederim çok konuşacağım.

6. TOPLANTI 30.06.2009

AHMET ÖZER (Yerinden)           : Sayın Bakanım hoşgeldiniz öncelikle. 6 numaralı Toptan Gıda Temizlik ve İçecek Komitesi. Birinci sorum; yılan hikayesine dönen Büyük Mağazalar Kanunu ne zaman çıkacak? Daha doğrusu çıkabilecek mi? AVM’lerin ülke kazanımlarını tek cüzdana toplanmasının ekonomik değerlendirmesini yapar mısınız?

 

İkinci sorum; İstanbul Ticaret Borsası’nın hiçbir hizmet üretmeden bir üründen defalarca harç alması konusunda yorumunuz nedir? Teşekkür ederim.

5. TOPLANTI 11.06.2009

AHMET ÖZER        : Sayın Başkanım, Başkanım, Yönetim, Misafirlerimiz özellikle Sayın Basmacı hoşgeldiniz. Sizi çok seviyorum. Sayın Meclis. Niye sevdiğimi isterseniz daha sonra anlatabilirim. Şimdi Meclis yeterince size olan sevgilerimi dinliyor. Bir de böyle bir ortamda tekrar anlatmak istemiyorum onun için. Konuya girmek istiyorum.

 

Geçen ayın tutanakları ile ilgili bir iki kelime söyleyeceğim. İki konum var. Birincisi; geçen ayki konuşmamda kullandığım bir kelime yüzünden çok doğal olarak Meclis’ten birkaç arkadaştan eleştiri aldım. “Ben” kelimesi yüzünden. Geçen ayki toplantıda bir arkadaşım dedi ki sayfa 21 satır 14’de. “Bana göre Meclis’in hür iradesi hiç gündemde bile olmadı. Maalesef bu Oda’nın uzun süredir olan alışkanlığı üzülerek söylüyorum ki bu dönem de devam etmekte. Biz Meclis Üyeleri olarak sadece onlara el kaldırdık, indirdik.” Ben de bu sözlere istinaden biraz stres yaparak, “Bu Yönetim Kurulunu ben seçtim.” Sayfa 22 satır 5 ve 6’da. “Hata yaparlarsa da çıkar eleştiririm. Kimsede bunu engellemiyor. Buyurun sizde çıkın sizde eleştirin” gibi bir cümle kurdum. Buradaki tabii ki bu Meclis’i ben seçtim cümlesi yanlıştır, doğru değildir pardon özür diliyorum bu Yönetimi ben seçtim cümlesi ben olsaydım yine aynı Yönetimi seçerdim. Ama benim öyle bir kabiliyetim yok. Sadece bir oyum var benim oradaki kastım elbette ki bu Yönetimi Meclis seçti. Benden kastım biz seçtik olacaktı onun için tutanaklarda onu düzeltmek istedim. Beni uyaran arkadaşlara teşekkür ediyorum bu konuda. İkinci bir şey var. Bir de arkadaşım beni dikkatli dinlemeye davet etmişti ben de onu tutanakları dikkatli okumaya davet ediyorum. Zira aynısını buraya yazdım.

 

Diğer bir konum var; o da tutanakların ne dendiğini bilmiyorum ama ben çözümleme diyeceğim. Çözümlemesi ile alakalı. Ben tutanakları okuyorum. Ve tutanaklarda bir paragrafın tamamen çıkarıldığını gördüm. Tutanaklar tamamen burada konuşulanların çözümlenip buraya yani kitaba dönüştürülmesi diye düşünüyordum. Oysa bu gün görüyorum ki çözümleme yapan çözümleyici arkadaşlar demin de dediğim gibi bir paragrafı tamamen çıkartmışlar. Bunun üzerine ben de diyorum ki; (Anlaşılamayan bir dilde konuşulmuştur.) teşekkür ederim hepinize hayırlı Meclisler.

09.07.2009 / 7. TOPLANTI

AHMET ÖZER Yok kesinlikle hiçbir şekilde isim zikretmeyeceğim. Sadece bugün gerçekten şunun için hazırlanmıştım. Tutanaklar var biliyorsunuz tutanaklar tutuluyor. Pardon özür dilerim Sayın Başkanım, Sayın Meclis, Sayın Yönetim, Meclisimiz inşallah hayırlara vesile olur. Birden çıkınca şey oldum.

 Tutanaklar var tutanaklar gerek geleceğe, yani tarihe bu konuşmalarımızı buradaki gündemlerimizi buradaki yaptığımız şeyleri taşısın diye gerekse bir problem olursa açıp okunabilsen diye, benim düşünceme göre de burada en son ben konuşuyorum biliyorsunuz her Meclis sonunda. Burada kalmayan arkadaşlar bu tutanakları okuyarak Meclis’te ne olmuş, ne bitmiş bilsinler diye yapılıyor diye düşünüyorum. Fakat aynı şekilde geçen dönem o cümleyi, kesinlikle ben kullanmadım. Bilmiyorum, biliyorum yani okudum da “anlaşılmayan bir dil” cümlesini ben kullanmadım. İsterseniz sorabilirsiniz. Ben orada kendi dilimde bir şeyler söylemiştim. Tabii ki o da çıkartılmış, yazılmamış. Tamamen onunla alakalı bir şey, o cümleyi ben kullanmadım. Onu belirtmek isterim. Devamını Oku 09.07.2009 / 7. TOPLANTI

11.06.2009 / 5. TOPLANTI

AHMET ÖZERSayın Başkanım, Başkanım, Yönetim, Misafirlerimiz özellikle Sayın Basmacı hoşgeldiniz. Sizi çok seviyorum. Sayın Meclis. Niye sevdiğimi isterseniz daha sonra anlatabilirim. Şimdi Meclis yeterince size olan sevgilerimi dinliyor. Bir de böyle bir ortamda tekrar anlatmak istemiyorum onun için. Konuya girmek istiyorum. Devamını Oku 11.06.2009 / 5. TOPLANTI